Yazıya başlamadan önce belirtmek isterim ki, ne “Hatırlı Sevgili” isimli televizyon dizisine ne oyuncularına saygısızlık edeceğim. Sadece solculuğu bu diziden ve Çemberimde Gül Oya’dan öğrenen insanlara bir çift lafım olacak. Devrimciliği kürt milliyetçiliği sanan Kurtlar Vadisi izleyicileri de zaten bu blog’u okuyorlarsa utanabilirler. Çok beğendikleri şeye tamamen karşıyım çünkü. Kofti milliyetçiler başlıklı bir yazı da onlar için yazılabilir sanırım.

Yukarıdaki resimdeki uzun esmer delikanlıyı hepimiz tanıyoruz. Can Baba’nın da dediği gibi o devrimin en güzel 100 metresini koştu. Daha nice mesafeler kat edecekti ki can çekişerek ölmesini isteyenler, faşistler, robotlar kazandı… Ne yazık ki bir çoğumuz bu hikayeyi hala yeşil parkayla gezen (belki bir anıyı yaşatmak adınadır belki de özentilik) 68 Kuşağı’nın İşgali anma tuplantısını bile mahveden solculardan duyduk. Ne yazık ki dizilerde duyduk Deniz’i, yüzünü ilk kez bir dizide gördük belki.
Adnan Menderes ve beraberindekilerin kıçı kadar değeri yoktu çünkü Deniz’lerin. O devrim şehidiydi, diğerleri demokrasi kahramanı. Devrimle kurulan bir ülkeyi yıkmaya çalışan demokratlar ve o ülkeyi korumaya çalışan devrimcilerin savaşıydı bu.
Biz Deniz’e Atatürkçü yakıştırması yapıyoruz. Deniz Gezmiş yutturulmak istenen bir karakterin ötesinde lider karizmasına sahip bir şeyci olacak değil fikirleri potasında eritip yenisini sunabilecek kadar yetenekli ve zeki bir gençti belki de. Elbet de Mustafa Kemal ve ilerici devrimi için yürümüştür; ancak bozulan düzeni tıpkı O’nun Bursa Nutku’ndaki gibi O’na rağmen bile olsa savunma cesaretine sahiptir.
Biz yeşil parkayı collezione’dan alan solcular olarak Tuzla’da yoktuk. 1 Mayıs’ta sustuk. Biz imaj milliyetçileri biz imaj solcuları, biz gerçek yaşamın aslında var olmayan ayrınıtıları!!
dilcan Dedi:
on Haziran 19, 2008 at 5:31 pm
çok doğru söylemiş düşüncelerine kesinlikle katılıyorum deniz yakışıklı bir film kahramanı değil olamaz da o bizim yani gençlerin en doğru şekilde tanıdığı unutulmaz özgürlükçü emparyalizm karşitı bir kahraman
dilcan Dedi:
on Haziran 19, 2008 at 5:33 pm
ben de hatırla sevgiliyi izliyorum ama kesinlikle sadece film boyutunda değilim deniz gezmişe olan saygım ve inancım
sibel Dedi:
on Ağustos 29, 2008 at 8:55 am
ülkemizde hür fikirlerini açıkca belirten insanlara çok iktiyacımız var her zaman her yerde özgürlüğümüzden taviz vermeden deniz i sinanı mahiri unutmadan yaşamak dilegiyle………..