Sözlerini omzuna yüklenmelisin şimdi. Gözyaşlarını da saklamalısın, bilmelisin ki bu şehir seni saklamayacak. Verdiğin yanlış kararların sonucuna katlandın çocuk. Çok ölüm izledin televizyonda, kendininkini fark etmeden. Bir avukat intihar etmiş, pazar yerinde bomba patlamış, bir şair daha açlıktan ölmüş… Gerçeklerden onların dramıyla kaçma çocuk, sen nereye gidersen git bu şehir arkandan gelecektir.
Kendini yen çocuk. Üstüne gelecektir içindeki yaratık. Güdülerin, duyguların esiri olarak yaşarken sen, onları yenmeyi unutacaksın. İdealleri unuttun sen önce. Gelmişken memleketi kurtaracağın şehre gidemedin önce. Avukat bey olamadın, herhangi bir bey bile olup olamayacağının belli olmadığı yerden
hayata tutunmaya dair çaban. Sessizsin. Kaybetmeye isteriksin biliyorum. Kokmuş çoraplar koklar gibi bakıyorsun son bir – bir buçuk yıl çektirdiğin resimlere. Bir gün daha dayanır mı acaba diye? Kaybedenler kulübüne asil üyelik ulusunla ilgili değil belki; ama genetik. Dünyanın herhangi bir yerinde tek başına olduğun gerçeğini hiçbir şey değiştirmeyecektir. Ve sen çocuk, büyüsen de; adam da desen kendine sorumluluk surlarının altında hiç istemeden ezildiğin bu koca şehir peşinden gelecektir. Sokakları bok kokan bir şehirden fazlasıysa istediğin ve başka bir ülke mümkün, başka bir ben mümkün diyorsan hala, hala ezilmemenin ve kendin olmanın peşindeysen, utanmadan kaybetmeyi kabullenemeyişinin bilmem kaçıncı yılını kutlayan bir serserisin. Dik başla idama giden mahkum gibisin. Güçsüz ama yenildik, sadece ezilmedik diyen yüz ifadenden utanıyorum. Denize kıyısı olmayan şehirken hayal, çam ağaçlarının arasında yürümek varken binalar arasında yürüyorsan, yarın sevdası yerine et kokusu sarmışsa ellerini, kadın diye sevip sevebileceğin şey seni umursamadıysa bile yani dayayıp şakağı alnına gitsen bile bir başka ölüm yok çocuk.
Açlıktan, sefaletten, duyguların yokluğundan, parasızlıktan dert yanacağın bu binalarla dolu sıcak bilinen ama seni öldüren şehir tüm kara parçalarında peşinden gelecektir çocuk. Yeni yıldan aptal bir dünya güzeli gibi yeni bir dünya dileme ve gitmekse dileğin ölerek, başka cehennem yok kardeşim. Yıkan da yaratan da bizken Nazım’ın dediği gibi, bir şey dileyeceksen illa ki daha az yara almayı dile.