Posts Tagged ‘şiir’

su workshop iftiharla sunar: idolümüz!!!

Dün gece yatmadan önce O’nu düşündüm.

O’nun hakkında söylenenler geldi aklıma

Bakışı, edası, işvesi, nazı

ve nasyonal sosyalist olduğu 2007 yazı…

yüz parça

parçalara bölünmüş bir şey
ellerinin arasına aldığın,
yüz parçaya ayırdım
birini bulamasam
birleşimi hiç
doksan dokuzunu aldın
biri bende kaldı
bana kalan sensizliğim benden
bana bıraktığın da o
ne onsuz elinde olanlar
ne o yani elimde kalanlar
yüz parçadan biri kaldı bende
nasıl yüzüm olsun ki gel demeye…

su

gam

yokluğunda içimde kuruntular buldum
zamanlı zamansız kırgınlıklar
senli benli suskunluklar
gam telimi buldum bir yerde
sihirli penayı hep ona vurdum
gam, gam , gam…
varlığın da yokluğunda şehir kadar parlak
bıçağın iki yüzü gibi aslında
biri kanlı ve parlak
diğeri güneş gibi gözlere şenlik
gam, gam , ga
bırakıp gamı
dolaşsak ya memleket memleket
ve sevişsek ya yatak yatak
et et gezmektense
senin bilmediklerine anlamlar kattım
bildiklerim senle daha bir benim
bırakıp hüznü
tutuşsak ya sokak sokak
ve yaksak ya şehri
içimden sıcak
içinden sıcak değil bu gece…

Liman

Sisli liman

Gemileri döndürmek için çok geçmiş…
Bir liman mı burası?
O büyük okyanus mu yoksa?
Kayıp gemiler kayıp balıklar umut arar ufukta
Kara göründü
Sensizliğime vurmak yarın
Kaptan diyorum
İskele Alabanda
Dalgalarla bir olup
Kıyılara vurmak var ya
Ordayım diyorum
Gidelim en ölümcül kayalardan
en aydınlık kıyılara
Bir kayada belki,
ya da karşıyaka’ya vuran poyrazda
Ben umut diye her gece biraz sen saklıyorum

turgut uyar – denge

denge

sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz ada
makıllı şiir
dumanı da caba

http://devriye.files.wordpress.com/2007/08/turgut-uyar.jpg


bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum

ama sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
ama sizin adınız ne

benim dengemi bozmayınız

aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yangelmişim diz boyu sulara
hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
ben tam kendime göre
ben tam dünyaya göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız


turgut uyar

jilet üstüne…

Eline bir kağıt bir kalem geçerse eğer
ve bir mektup yazabilecek kadar da güçlüysen
Tenine bir damla su düşerse eğer
ve suda ıslanmayacak kadar asiysen

Bana gel sevgilim,
ellerimin arasında yüceltirim seni
ben dersimi aldım
ölümün potasında erittim kendimi
şimdi nerde jilet görsem üstüne atlıyorum
nerede biri intihar eder o benim

ve kim seviyorsa seni deli gibi
ta kendisiyim..

o yüzden hissettiğinde yeterince güçlü
hissettiğinde yeterince affetmiş
ve hazır hissettiğinde görmeye beni
ve ben seni zaten beklemişken
tereddüt etme sevgi,
bu sefer üstünden sağlam kalkacağım jiletin.

su 200kaç?

Yarım

Bir eksiğin parçalarıyız yalnızca…
Sözlerimiz yarım kaldı,
Düşlerimiz yarım…
Eğer yanında olsaydım!
Umut olabilecekti küçük oğlumun adı…
Büyük kızım deniz kokabilirdi belki..
Tek kızımın da başını okşayabilirdim…
Gözlerinin elasını baldan çalan kızı
Düşümde görebilirdim belki…
Ama yüzü benden kaçıyor,anılar yarım…
Acımışlığıma,hayata kapılmışlığıma
Şaşıyor meleklerim…
eksiğin parçalarıyız yalnızca..
Hayaller yarım kaldı…
Konuşmalar yarım..
Geldiğinde…
Hayalden bir kule bulacaksın…
Gökyüzüne doğru uzanan…
Adını yazan bulutların arasında uzanan..
O kulede…
gözlerin rengini verecek şarkılara…
o zaman bir bizin parçaları olacağız..
gecenin en son elveda diyenleri…
yarının mutluları,bu akşamın hüzünlüleri…
ellerin kavuştuğu saatin bekçileri…